Psikiyatrik Tedavi Görenler İçin Kritik Ramazan Uyarısı: Oruç Kararı Hekim Onayı Olmadan Alınmamalı!

Psikiyatrik Tedavi Görenler İçin Kritik Ramazan Uyarısı: Oruç Kararı Hekim Onayı Olmadan Alınmamalı!
  • Google News
Tepki Ver

On bir ayın sultanı Ramazan ayının manevi iklimi yaklaşırken, psikiyatrik rahatsızlığı olan bireyler ve aileleri için “oruç tutulup tutulamayacağı” sorusu hayati bir önem kazanıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Günay Hajiyeva, bu hassas süreçte niyetin tek başına yeterli olmadığını, tıbbi risklerin dini ve insani açıdan mutlaka gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Psikiyatrik hastalıklarda oruç tutmak, antipsikotik ilaç kullanımı ve sahur, bipolar bozuklukta uyku düzeni ve lityum kullananlarda dehidrasyon riski gibi konular, tedavi sürecinin aksamaması için titizlikle değerlendirilmeli.

Dr. Hajiyeva, uzun süreli açlık, susuzluk ve uyku düzenindeki değişimlerin beyindeki biyolojik ritmi sarsabileceğine dikkat çekerek, her hastanın klinik tablosunun kişiye özel olarak analiz edilmesi gerektiğini belirtti.

Hangi Durumlarda Oruç Tutmak Hastalığı Tetikleyebilir?

Psikiyatrik rahatsızlıkların birçoğunda beyin “istikrar” ve “ritim” sever. Günlük rutinin kökten değiştiği Ramazan ayı, bazı hastalıklarda alevlenme riskini zirveye taşıyabilir. Dr. Hajiyeva’ya göre özellikle şu durumlarda oruç kararı çok daha riskli bir hal almaktadır:

  • Aktif Atak Dönemi: Eğer hastalık şu an aktifse veya son 6 ay içinde bir atak geçirilmişse.

  • Hastaneye Yatış Öyküsü: Son bir yıl içinde psikiyatrik gerekçelerle hastanede yatan bireyler.

  • İlaç Doz Ayarlaması: Tedavi şeması yeni değişen veya ilaç dozları henüz stabilize olmamış hastalar.

  • Riskli Durumlar: İntihar düşüncesi veya çevreye zarar verme potansiyeli taşıyan klinik tablolar.

Hastalık Bazında Olası Risk Faktörleri

Her psikiyatrik tanı, fizyolojik strese farklı tepkiler verir. Ramazan sürecinde karşılaşılabilecek olası senaryolar şöyledir:

Bipolar Bozukluk ve Duygudurum Kaymaları Bipolar bozuklukta sirkadiyen ritim (biyolojik saat) hayati önemdedir. Sahura kalkmak nedeniyle bölünen uyku veya yetersiz uyku süresi, manik ya da depresif atakları tetikleyebilir. Özellikle mevsim geçişlerinde atak geçirme öyküsü olanlar için risk iki katına çıkmaktadır.

Majör Depresyon ve Enerji Kaybı Zaten düşük seyreden enerji düzeyi, uzun süreli açlık ve kan şekeri dalgalanmalarıyla birleştiğinde derin bir çökkünlüğe yol açabilir. Fizyolojik stres, depresif ruh halini daha da ağırlaştırabilir.

Anksiyete ve Panik Bozukluk Vücudun açlık ve susuzluğa verdiği çarpıntı, titreme ve halsizlik gibi doğal tepkiler, zihin tarafından “panik atak başlıyor” veya “tehlike var” şeklinde yorumlanabilir. Bu durum anksiyete seviyesini kontrol edilemez noktalara taşıyabilir.

İlaç Kullanımı ve Hayati Uyarılar

Oruç tutmak adına ilaçların aniden kesilmesi, klinik pratikte karşılaşılan en büyük hatalardan biridir. Dr. Hajiyeva, bu durumun “yoksunluk sendromu” ve “ağır ataklar” ile sonuçlandığını belirterek şu uyarılarda bulundu:

  1. Lityum ve Toksisite Riski: Lityum kullanan hastalarda susuz kalmak (dehidrasyon), kandaki lityum düzeyini tehlikeli seviyelere çıkararak zehirlenmeye (toksisite) yol açabilir.

  2. Tansiyon Dalgalanmaları: Bazı antipsikotik ilaçlar tansiyon düşüklüğü yapabilir. Uzun açlık süresi bu etkiyi artırarak bayılma ve düşmelere sebep olabilir.

  3. İlaç Saatleri: Günde tek doz alınan ilaçlar hekim onayıyla iftar sonrasına kaydırılabilir. Ancak günde üç doz veya kısa yarı ömürlü ilaç kullananlarda hekim değerlendirmesi olmadan saat değişikliği yapmak tedavi etkinliğini yok edebilir.

“İyileşince Bırakılan İlaçlar Değildir”

Psikiyatrik tedavide kullanılan ilaçlar, semptomlar düzelir düzelmez kesilecek türden maddeler değildir. Dr. Hajiyeva, stabil iyilik halinin korunması için ilaçların ancak hekim kontrolünde, kademeli olarak azaltılması gerektiğini hatırlattı. Ramazan ayında oruç tutabilmek uğruna tedaviyi aksatmak, hem hasta hem de aile için telafisi zor bir yük oluşturabilmektedir.

Sağlıklı bir maneviyatın ancak sağlıklı bir beden ve zihinle mümkün olduğunu unutmamak, hekim tavsiyesine uymak en doğru yaklaşım olacaktır.

Yazar Profili
Tayfur Selman Yönetici Tüm Yazılar

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar