Ramazan Ayında Epilepsi ve Oruç: Uzun Süreli Açlık Beyindeki Koruma Kalkanını Zayıflatıyor

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte kronik rahatsızlığı olan bireyler için beslenme ve uyku düzenindeki değişiklikler hayati önem taşıyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, özellikle epilepsi (sara) hastalarının bu dönemde karşı karşıya kalabileceği riskler konusunda kritik uyarılarda bulundu. Epilepsi nöbetini tetikleyen faktörler, oruç ve beyin sağlığı, ilaç saati düzenlemesi ve uykusuzluğun nöbetlere etkisi ekseninde yapılan bu açıklamalar, hastaların sağlığını riske atmaması adına rehber niteliği taşıyor.
Uzun süreli açlık ve susuzluğun beyin fonksiyonları üzerindeki etkilerini inceleyen Dr. Şalçini, vücudun hassas dengesindeki bozulmaların nöbet eşiğini nasıl düşürdüğünü detaylandırdı.
Hipoglisemi ve Dehidratasyon Nöbet Eşiğini Aşağı Çekiyor
Dr. Celal Şalçini, beynin çalışma düzeninin doğrudan vücudun genel dengesine bağlı olduğunu ifade ederek şu noktaların altını çizdi:
Kan Şekeri Düşüşü (Hipoglisemi): Açlık nedeniyle kan şekerinin kritik seviyelerin altına inmesi, sinir hücrelerinin elektriksel dengesini bozuyor.
Vücudun Susuz Kalması (Dehidratasyon): Yeterli sıvı alınmaması, beyni “elektriksel fırtınalara” daha açık hale getirerek “nöbet eşiği” denilen koruyucu sınırı aşağı çekiyor.
Beklenmedik Ataklar: Normalde nöbetleri kontrol altında olan bir hastada bile bu faktörler birleştiğinde aniden tetiklenen nöbetler görülebiliyor.
İlaç Saatlerindeki Kaymalar “Koruma Kalkanını” Kırıyor
Epilepsi tedavisinde başarının temel anahtarı, kandaki ilaç seviyesini sabit tutmaktır. Oruç tutarken ilaçların sahur ve iftara göre yeniden düzenlenmesi bu dengeyi bozabiliyor.
Doz Gecikmesi Riski: 12 saat arayla alınması gereken bir ilacın 16-17 saatlik boşluklarla alınması, kandaki ilaç düzeyinin tehlikeli seviyelere düşmesine yol açıyor.
Geri Dönüşü Zor Hasarlar: Tek bir dozun aksatılması veya geciktirilmesi, aylarca süren nöbetsiz dönemi sonlandırabiliyor ve hastaneye yatış gerektiren şiddetli krizleri tetikleyebiliyor.
Uyku Yoksunluğu: İlaç Kadar Önemli Bir Risk Faktörü
Epilepsi hastaları için düzenli uykunun en az ilaç tedavisi kadar hayati bir bileşen olduğunu belirten Dr. Şalçini, Ramazan rutininin uyku düzenini bozduğuna dikkat çekti. Sahura kalkmak için uykunun bölünmesi veya yetersiz uyku, beyin hücrelerini aşırı duyarlı hale getirerek nöbet riskini artırıyor. Birçok epilepsi türünde uykusuzluğun en güçlü tetikleyici olduğu unutulmamalıdır.
Kimler Oruç Tutmamalı?
Dr. Şalçini, her epilepsi hastasının oruç tutmaya uygun olmadığını belirterek şu gruplar için riskin çok yüksek olduğunu vurguladı:
İlaç kullanmasına rağmen nöbetleri devam eden “dirençli epilepsi” hastaları.
Gün içinde üçten fazla ilaç kullanmak zorunda olanlar.
Nöbetleri doğrudan uykusuzlukla tetiklenen kişiler.
Çocukluk ve yaşlılık dönemindeki hastalar.
Kontrol altında olsa dahi, geçmişinde hayati risk taşıyan ağır nöbet öyküsü bulunanlar.
Güvenli Oruç İçin Altın Kurallar
Eğer nöbetler tam kontrol altındaysa, tek tip ilaç kullanılıyorsa ve mutlaka doktor onayı alınmışsa şu önlemlerle süreç yönetilebilir:
Sıvı Tüketimi: İftar ile sahur arasında vücudun su ihtiyacı tam olarak karşılanmalı.
İlaç Disiplini: İlaçlar doktorun önerdiği yeni zaman dilimlerine saniyesi saniyesine uyularak alınmalı.
Uyku Telafisi: Gün içinde uyku kaybını telafi edecek dinlenme süreleri oluşturulmalı.
Aura Belirtisi: En ufak bir nöbet habercisi (aura) veya tuhaflık hissedildiği an oruç hemen sonlandırılmalı ve uzmana başvurulmalı.







