CHP’li Bağcıoğlu: “Türk Bahriyesi Karadeniz’de Caydırıcılık Sağlamalıdır”

CHP Millî Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, İzmir’de aylık güvenlik değerlendirme toplantısı düzenledi. Masaya yatırılan başlıklar ağırdı: Boğaz’ın kapısına dayanan saldırı, Ege’de yükselen gerilim, Adana’daki NATO hamlesi ve kamuoyunu sarsan C-130 bilgi kaosu.
Tankere Saldırı: Mesafe 14 Deniz Mili
Bağcıoğlu, İstanbul Boğazı‘na yalnızca 14 deniz mili uzaklıkta gerçekleştirilen Türk tankerine saldırıyı “ciddiye alınması gereken bir uyarı atışı” olarak tanımladı. Karadeniz’in Ukrayna-Rusya savaşının aktif bir muharebe sahası olmayı sürdürdüğünü, tankerlere ve ticari gemilere yönelik saldırıların seyir güvenliğini fiilen tehdit ettiğini vurgulayan Bağcıoğlu, “Söylemle güvenlik sağlanmaz. Donanmanın orada görünür, caydırıcı ve hazır olması şarttır” dedi. Dijital platformlardaki “mavi vatan” söylemlerine de dolaylı gönderme yapan Bağcıoğlu, bu tür algı operasyonlarıyla sorumluluktan sıyrılmanın artık mümkün olmadığını hatırlattı.
Kerpe’ye Füze: Paris Antlaşması Çiğneniyor
Yunanistan‘ın Kerpe Adası‘na hava savunma sistemi konuşlandırmasını yalnızca askeri değil, öncelikle hukuki bir sorun olarak ele alan Bağcıoğlu, adanın 1947 Paris Antlaşması gereği silahsız statüde devredildiğini hatırlattı. Yunanistan‘ın bu sistemlere ait mühimmatı BAE ve Katar‘a sattığını da gündeme getiren Bağcıoğlu, “Asıl niyet antlaşmaları kâğıt üzerinde bırakmak” dedi. Konuşlandırmanın geçici nitelikte kabul edilse bile Türkiye‘nin hak saklama taleplerinin devam eden Güven Artırıcı Önlemler görüşmelerine resmi kayıt olarak geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
NATO Kolordusu: Komuta Türkiye’den Çıkmaz
Adana‘daki çok uluslu NATO kolordusu planlaması için net koşullar koyan Bağcıoğlu, şu üç ilkenin pazarlık konusu olmadığını açıkladı: Nihai komuta ve kontrolün Türkiye‘de kalması, yabancı asker konuşlanmalarının TBMM denetimine tabi tutulması, gerektiğinde veto hakkının etkin biçimde kullanılması. Karadeniz Deniz Unsur Komutanlığı için ise kritik soruyu masaya bıraktı: Kıyısı olmayan devletlerin insansız deniz araçlarıyla bu yapıya dahil edilmesi Montrö Sözleşmesi‘ni fiilen işlevsiz kılar mı? Bu sorunun yanıtsız bırakılmaması gerektiğini söyleyen Bağcıoğlu, Millî Savunma Bakanlığı‘nı kamuoyuna şeffaf ve zamanında bilgilendirme yapmaya davet etti.
C-130: Suskunluk Spekülasyona Davetiye Çıkarıyor
Gürcistan’da düşerek 20 askerin hayatını kaybettiği C-130 kargo uçağının kaza kırım sürecine ilişkin sosyal medyada hızla yayılan asılsız iddiaların kamuoyunda derin bir öfke ve şüphe yarattığını belirten Bağcıoğlu, sorunun özünü şöyle özetledi: Yetkililer sessiz kaldıkça boşluğu manipülatif yorumlar dolduruyor. Olağanüstü bir kayıp yaşandığını hatırlatan Bağcıoğlu, soruşturmanın her aşamasında kamuoyunun düzenli bilgilendirilmesini zorunlu gördüğünü bir kez daha kayıt altına aldı.
Suriye ve İran: “Bölgemizi Başkalarına Teslim Etmeyiz”
İsrail‘in Suriye güneyindeki sınır birliklerine ateş açmasını açık bir provokasyon olarak niteleyen Bağcıoğlu, Irak‘taki İran yanlısı grupların Suriye‘ye yönelik yoğun İHA saldırılarının da bölgesel dengeyi tehdit ettiğini söyledi. Türkiye‘nin Suriye politikasındaki iki kırmızı çizgisini “toprak bütünlüğü ve sınır güvenliği” olarak tanımlayan Bağcıoğlu, İran konusundaki CHP tutumunu şöyle özetledi: Dış müdahaleye karşıyız; ama İran rejiminin kendi halkına uyguladığı baskıyı da meşru görmüyoruz.





